Türk Kahvaltısı-Turkish Breakfast

This is a special lesson about Turkish breakfast. In this lesson, you are going to learn the origin of Turkish breakfast, what Turkish breakfas consist of, and my experience with Algerian breakfast. Subscribe to my Youtube channel for more videos like this and don’t forget to take the test at the end!

The quizz is at the end of the page.

TRANSCRIPTS

Türkler sabah uyandıklarında hemen kahvaltı yaparlar. 

Kahvaltının yanında çay içerler. 

Çay Türkler için çok önemlidir.

Yani kahvaltıda kahve içmezler.

Kahveyi kahvaltı bittikten sonra içerler.

Kahvaltı kelimesi kahve-altı deyiminden gelir. Kahve-altı, kahve öncesi demektir. 

Osmanlı zamanında insanlar sabah uyandıklarında kahveyi aç karna içmek istemezlermiş.

Bu yüzden kahve içmeden önce bir şeyler yerlermiş. Böylece kahvaltı kültürü oluşmuş.

Türkler için kahvaltı en önemli öğündür.

Kahvaltılarını krallar gibi yapmak isterler.

Türk kahvaltısında pek çok çeşit bulunur. Türk kahvaltısı çok zengindir.

Türk kahvaltısında neler vardır?

Zeytin

Peynir

Domates

Salatalık

Reçel

Tahin-pekmez

Bal

Yumurta

Patates Kızartması

Menemen

Sucuk

Börek

Simit

ve daha bir sürü şey…

Şimdi size kahvaltıyla ilgili bir anımı anlatacağım.

Ben üniversitedeyken, okumak için Cezayir’e gittim.

Oradayken arkadaşlarımdan biri beni evine davet etti.

Onun evine gittim ve bana kahvaltı hazırladı.

Kahvaltı sofrasını görünce çok şaşırdım.

Çünkü kahvaltıda bir sürü tatlı vardı.

Sofrada kocaman bir pasta vardı.

Her şey çok güzeldi ama bu benim için biraz garipti.

Çünkü ben Türk kahvaltısına alışığım. 

Türk kahvaltısında hem tatlı, hem de tuzlu şeyler var.

Ama bu Cezayir kahvaltısında sadece tatlı şeyler vardı.

Ve çay yerine kahve vardı.

Cezayirli arkadaşlarım da bana kendimi evimde hissettirmek için ara sıra  bana Türk kahvaltısı hazırladılar.

Ama zamanla bu yeni kahvaltıya alıştım.

Ve Türk kahvaltısını hazırlamaktan daha hızlı olduğu için de işime geldi.

Kahvaltı kültürü ülkeden ülkeye değişiyor.

Peki sen kahvaltıda ne yemeyi tercih ediyorsun? Yorumlara yazıp bizimle paylaşabilirsin.

İnternet sitemde bu bölümle ilgili pek çok şey var.

İnternet siteme giderek, bu bölümle ilgili hazırladığım testi çözebilir, ve çalışma kağıtlarını indirebilirsin.

SOME USEFUL VOCABULARY&EXAMPLES

Hemen: Immediately

Türkler sabah uyandıklarında hemen kahvaltı yaparlar.

Turks have breakfast immediately when they wake up in the morning. 

Examples:

  • Hemen buraya gel!

Come here right now!

  • Hemen büyümek istiyorum.

I want to grow up immediately.

  • Hemen ülkeyi terk etmelisin.

You must leave the country immediately.

Bir sürü: A lot of

Çünkü kahvaltıda bir sürü tatlı vardı.

Because there were a lot of desserts at breakfast.

Example:

  • Benim bir sürü arkadaşım var.

I have a lot of friends.

Hem:Both

Türk kahvaltısında hem tatlı, hem de tuzlu şeyler var.

There are both sweet and salty things in the Turkish breakfast.

Examples:

  • Bu gözlüklerle hem yakını hem de uzağı görebilirsin.

You can see both near and far with these glasses.

  • Hem güzel hem de akıllı bir eş istiyorum.

I want a partner who is both beautiful and smart.

Sadece:Only

Ama bu Cezayir kahvaltısında sadece tatlı şeyler vardı.

But there were only sweet things at this breakfast.

Examples:

  • Sadece beni sevmeni istiyorum.

I just want you to love me.

  • Sadece ekmek al, başka bir şey alma.

Buy only bread, do not buy anything else.

  • Mağazada sadece ben varım.

I am the only person at the store.

Yerine:Instead

Ve çay yerine kahve vardı.

And instead of tea, there was coffee.

Examples:

  • Ayşe yerine Elif’le evlenmelisin. O daha güzel.

You should marry Elif instead of Ayşe. She is way prettier.

  • Çayına şeker yerine bal koy. Daha sağlıklı.

Put honey in your tea instead of sugar. It is healthier.

İşine gelmek(idiom): to benefit oneself/ Serve the purpose/suit one’s book

Ve Türk kahvaltısını hazırlamaktan daha hızlı olduğu için de işime geldi.

And it benefited me because it was faster than preparing a Turkish breakfast.

Examples:

  • Benden ayrılması işime geldi. Onu zaten sevmiyordum.

It suited my book that he broke up with me. I didn’t love him anyway.

  • Arkadaşımın yurtdışından gelmesi işime geldi. Çünkü bana bir sürü hediye getirdi.

It benefited me that my friend to came from abroad. Because he brought me a lot of gifts.

 

Results

render function for question type not found
render function for question type not found
render function for question type not found
render function for question type not found
render function for question type not found
Previous
Finish

Did you like this lesson? I have a lot of content like this one on my website.

Listen to the stories I choose and translated for you:

Story 01: Onion-Soğan

Story 02: Guest’s Dog-Misafirin Köpeği

Story 03: Cookie Thief-Kurabiye Hırsızı

1 Comment

Sade · 29 July 2020 at 03:43

You need to put a donation option on your page! Id love to contribute to you making more.. You’re content is remarkably outstanding and very much appreciated. Keep up the great work

Leave a Reply

Avatar placeholder

Your email address will not be published. Required fields are marked *